Doları devre dışı bırakacak hamle

Doları devre dışı bırakacak hamle

Avrupa Birliği, kuracağı yeni bir ticari mekanizmayla ABD'nin İran'a uygulamaya başlayacağı...

Meteoroloji uyardı! Vatandaş diken üstünde

Meteoroloji uyardı! Vatandaş diken üstünde

Meteoroloji, İstanbul'u vurması beklenen Orta Akdeniz'de oluşan tropik fırtına Kırbaç...

Kuzey Kore ve ABD yine karşı karşıya

Kuzey Kore ve ABD yine karşı karşıya

Kuzey Kore Dışişleri Bakanı Ri Yong Ho, Kore yarımadasının nükleer silahlardan arındırılması için...

3. Havalimanından büyüleyen gece manzarası

3. Havalimanından büyüleyen gece manzarası

Havalimanı'nın 'kale' figüründen esinlenerek yapılan 'Hava Trafik Kontrol Kulesi'nin gün...

Endonezya'da 7,5 büyüklüğünde deprem

Endonezya'da 7,5 büyüklüğünde deprem

Endonezya'nın Sulawesi adasında 7,5 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Depremin ardından...

  • Doları devre dışı bırakacak hamle

    Doları devre dışı bırakacak hamle

    Pazar, 30 Eylül 2018 08:00
  • Meteoroloji uyardı! Vatandaş diken üstünde

    Meteoroloji uyardı! Vatandaş diken üstünde

    Pazar, 30 Eylül 2018 07:47
  • Kuzey Kore ve ABD yine karşı karşıya

    Kuzey Kore ve ABD yine karşı karşıya

    Pazar, 30 Eylül 2018 07:40
  • 3. Havalimanından büyüleyen gece manzarası

    3. Havalimanından büyüleyen gece manzarası

    Pazar, 30 Eylül 2018 07:34
  • Endonezya'da 7,5 büyüklüğünde deprem

    Endonezya'da 7,5 büyüklüğünde deprem

    Pazar, 30 Eylül 2018 07:25

Libya'da bir Türk vatandaşı öldürüldü

libyaDışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, düzenlediği basın toplantısında, Libya’daki isyan ortasında mahsur kalan Türkiye vatandaşlarının kurtarılması amacıyla yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi. Bakan, şu ana kadar toplamda, 5 bin 99 vatandaşın tahliye edildiğini duyurdu.

“BAŞBAKANIMIZ, KADDAFİ’YLE İKİ KEZ GÖRÜŞTÜ”

Toplantıyı, bakanlıkta kurulan ‘Kriz Masası’ merkezinden yapan Davutoğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, Libya lideri Muammer Kaddafi ile şu ana kadar 2 kez görüştüğü bilgisini verdi. Olayların tırmanması üzerine bakanlıkta ‘Kriz Masası’ oluşturulduğunu söyleyen Davutoğlu, bu merkezin günün 24 saat çalıştığını söyledi ve merkezde bulunan 400 diplomatın 120’sinin, 3 vardiya halinde çalıştığına dikkati çekti.

“TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ, VATANDAŞLARINI KORUMAYA MUKTEDİRDİR”

Dışişleri Bakanı, “Türkiye Cumhuriyeti devleti, kendi vatandaşlarının geleceğini korumaya muktedirdir- ve bölgedeki, bu anlamda ortaya çıkabilecek sorunlara her an müdahale etme kapasitesine de sahiptir. Bu, yardım anlamında tabi müdahale,” dedi.

“TÜRKİYE TARİHİNİN EN KAPSAMLI TAHLİYE ÇALIŞMASI”

Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kapsamlı tahliye çalışmasıyla karşı karşıya olunduğuna dikkati çeken Davutoğlu, Libya’da, hangi bölgede ne kadar Türkiye vatandaşı bulunduğunu harita üzerinde anlattı. Davutoğlu, şimdiye kadar tahliye edilen vatandaş sayısını şu sözlerle duyurdu:

“ŞU ANA KADAR 5 BİN 99 VATANDAŞIMIZ TAHLİYE EDİLDİ”

“Trablus’tan şu ana kadar tahliye edilen vatandaşlarımız, bin 422 kişi. Bunların önemli bir kısmı, tarifeli ve geliştirilmiş, THY’nin yoğun katkısıyla daha büyük uçaklarla yapılmış, Charter ve tarifeli seferlerle geldi. Bingazi’den gelen vatandaşlarımız, ilk anda uçaklarla gelen vatandaşlarımız, 429 kişi, Mısır, İskenderiye üzerinden gelen vatandaşlarımız, ki biz bu karayolunu da kullanıyoruz, İskenderiye’den havayolu irtibatı sağlıyoruz, 248 kişi, dün deniz yoluyla bu sabah Bingazi limanından aldığımız toplam vatandaş sayımız 3 bin kişi. Yani 72 saat gibi kısa bir süre içinde, 5 bin 99 vatandaşımız salimen tahliye edilmişlerdir. Bunu çok özgüven içinde söylüyorum ve aziz toplumumuzun devletimize olan güvenini teyiden söylüyorum; şu ana kadar Libya’dan, bu çapta, bunun çok daha gerisinde, çok daha az rakamla dahi tahliye yapabilmiş herhangi bir ülke yok.”

“TAHLİYE SIRASINDA HİÇBİR KARGAŞA YAŞANMADI”

Davutoğlu, tahliye işlemi için havayolu, denizyolu ve karayolu olmak üzere 3 yolun kullanıldığını söyledi. Bakan, Orhangazi ve Osmangazi feribotlarıyla yapılan 3 bin kişilik tahliye işlemi sırasında herhangi bir kargaşa yaşanmadığının altını çizdi ve bundan dolayı vatandaşlara ve Libya’daki konsolosluğa teşekkür etti 

Kadın bakana 'dilini koparırım' tehdidi

BAKAN(MHP) Balıkesir Milletvekili Ahmet Duran Bulut, halk eğitim kurslarında Kürtçe sınıfı açıldığı ve bazı öğretmenlerin Kuzey Irak'a eğitime gönderildiği iddiasıyla Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'ya sert eleştiriler yöneltti. Bulut, Çubukçu'ya "Koparırım senin o dilini bakan" diye çıkıştı.

Parti binasında basın toplantısı düzenleyen Bulut, hükümetin 9 yıllık icraatlarını sert sözlerle eleştirdi. Bulut, 12 Haziran'dan sonra MHP iktidarında hesap soracaklarını bildirdi. Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun çift dillilikten bahsettiğini öne süren Bulut, "Koparırım senin o dilini bakan. Türk Milletinin dili Türkçe'dir" dedi.

"BİZ KARDEŞÇE YAŞAYAN TOPLUMUZ"

İktidarın sıfır terörle devraldığı ülkede "Eve Dönüş Yasası"nı çıkarttığını, dağdan gelip şov yapan teröristlerin İçişleri Bakanlığı yetkililerince karşılandığını belirten Bulut, şöyle devam etti:

"AKP'nin demokratik ortam dediği teröristlerin devlete, polise taş attığı ortam. Benim dedemin 6 kardeşi Balkan Savaşı'nda şehit oldu. Benim dedem Başbakan'ın şehit dedem dediği ve bulunamayan dedesi gibi değil. Biz yıllardır bu topraklarda kardeşçe yaşayan, kız alıp veren, kimseye etnik kökenini sormayan bir milletiz. Hükümet teröristbaşına federasyon sözü vererek ateş edilmesini durdurdu. Hükümet Güneydoğu'da teröristlere diş geçiremiyor öbür tarafta 'one minute' şovu yapıyor. Yerim onun şovunu. Senin ülkende insanın işsiz, sütünü alan yok, sen eşbaşkanlık değil Başbakanlık yap. Bu ülkede milliyetçiler daha son sözünü söylemedi."

Kriz çözüldü Türkler tahliye ediliyor

KIRIZLibya'daki Türkleri yurda getirmek üzere yola çıkan, İstanbul Deniz Otobüsleri A.Ş'ye (İDO) bağlı iki feribottan “Osman Gazi-1” de Bingazi Limanı'na yanaştı. Feribotun limana yanaşmasının ardından Libya'daki muhalif güçlerden olduğu tahmin edilen 6 kişilik bir grup, görevlilerle konuşmak üzere gemiye bindi. Feribotlardaki mürettebat ve muhabirlerin gemi dışına çıkmasına izin verilmedi.

Limanın yaklaşık 1 kilometre uzağında bulunan Türk vatandaşları, eşyalarıyla yürüyerek feribotların bulunduğu noktaya geldi. Limandaki görevlilerin yönlendirmesinin ardından vatandaşlar feribotlara bindi.

26 SAAT SONRA LİMANA YANAŞTILAR

Yenikapı Limanı'ndan yola çıkan Osman Gazi-1 feribotu ile Orhan Gazi-1 feribotu, dün saat 13.00 sıralarında Akdeniz açıklarında buluştu. Daha önce Libya'nın Derne ve Trablus kentlerine gitmesi planlanan feribotlar, yaklaşık 26 saat süren seyrin ardından Bingazi'ye ulaştı.

Bingazi Limanı'na ilk olarak Orhan Gazi-1 feribotunun yanaşmasına izin verildi. Bingazi'de bekleyen 1500 Türk vatandaşının bu feribota bindirilmesinin ardından, açıkta bekleyen Osman Gazi-1 feribotuna da 1500 vatandaş alınacak. Feribotlara alınan yolcuların pasaport kontrolleri yapıldı.

LİBYA'DAKİ GELİŞMELER- CANLI TAKİP

KADDAFİ'NİN DÜNYAYI BATIRACAK PLANI

KADDAFİ'Yİ 40 BAKİRE KADIN KORUYOR

KADDAFİ İSTİFA ETMEDİ, TEHDİT ETTİ

KADDAFİ HALKIN KARŞISINA BÖYLE ÇIKTI FOTO GALERİ
MARMARİS'E DOĞRU YOLA ÇIKTI

Libya'daki Türk vatandaşlarını Türkiye'ye getirmek için Bingazi limanında bulunan Orhangazi-1 feribotu yola çıktı.

Geminin giriş katındaki aşırı yoğunluk nedeniyle oturacak yer bulamayan ve bu nedenle koltukların arasındaki yerlere oturmak zorunda kalan yolcular bu durumdan sıkıntı duyduklarını dile getirdi. Yer bulamayan yolcuların, geminin üst katına çıkıp bu bölümde oturmak istediklerini belirtmeleri üzerine personel, geminin hareket etmesinin öncelikli olduğunu ifade ederek vatandaşlardan sabırlı olmalarını istedi ve tartışma yaşandı. Güvenlik görevlilerin araya girmesiyle tartışma sona erdirildi.

Bingazi limanından ayrılan Orhangazi-1 feribotunun, Marmaris'e doğru yol aldığı bildiriliyor.

Bu arada, Osmangazi-1 feribotuna yolcu alımı da sürüyor.

Bingazi Limanı'nın dışında bekleyen 200 Türk vatandaşı ile konsolosluklardan haber bekleyen ve kentin farklı bölgelerinde toplu halde bulunan vatandaşların tahliyesi de tekrar Bingazi'ye dönecek bu feribotlarla yapılacak.

Feribotlarda, İstanbul Sağlık Müdürlüğü ve Ulusal Medikal Kurtarma ekipleri, Dışişleri Bakanlığı görevlileri, gemi mürettebatı, Anadolu Ajansı ve TRT muhabirleri yer alıyor. Her iki feribotta, Türk Kızılayı'nın Türk vatandaşları için hazırladığı toplam 40 tonluk yardım malzemesi de bulunuyor.

DÖRT BAKANLA EŞGÜDÜM TOPLANTISI

Toplantıda Libya'daki Türk vatandaşlarının Türkiye'ye nakli konusunda yapılan çalışmalar ve alınabilecek ilave tedbirlerin değerlendirildiği ifade edildi. Vatandaşların Libya'dan havayoluyla tahliyesi konusunda girişimlerin sürdüğü, İstanbul'dan gönderilen 2 feribotla 3 bin yolcunun Türkiye'ye getireleceği bildirildi. Ayrıca toplantıda, Samsun ve Ankara feribotlarının da Libya'ya gönderilmesine karar verildiği belirtildi.
Toplantıdan sonra yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Toplantıda, Libya’daki vatandaşlarımızın ülkemize nakli konusunda yapılan çalışmalar gözden geçirilmiş ve alınabilecek ilave tedbirler değerlendirilmiştir. Bingazi'ye varacak gemilerle yaklaşık üç bin vatandaşımızın Bingazi’den ülkemize nakli planlanmaktadır. Tahliyenin başarıyla sonuçlanması halinde gemilerimizin Marmaris’e intikalleri planlanmıştır. Deniz Kuvvetlerimize ait İskenderun feribotu da 24 Şubat 2011 tarihinde Libya sahillerine varacaktır. Toplantıda ayrıca, Samsun ve Ankara feribotlarının da Libya’ya gönderilmesine karar verilmiştir."

Bu feribotlardan ilkinin dün, diğerinin ise  bugün yola çıkacağı ve feribotlarda Libya halkına yardım amaçlı gıda, ilaç ve tıbbi malzeme de taşınacağı belirtildi.

Açıklamanın devamında şu ifadeler yer aldı: "Vatandaşlarımızın hava yoluyla ülkemize tahliyesi konusunda çalışmalar da devam etmektedir. Halihazırda 19 Şubat tarihinden bu yana 2141 vatandaşımız ülkemize getirilmiştir. Libya’da şu an uluslararası hava trafiğine açık olan tek havaalanı Trablus’tur. Buradan vatandaşlarımızın nakline THY uçakları ile devam edilmektedir. Ülkedeki diğer havaalanlarından da tahliye konusundaki girişimlerimiz devam etmektedir. Bakanlığımız vatandaşlarımızın yoğun bilgi taleplerini karşılayabilmek üzere Libya için tahsis edilen Kriz Merkezinin kapasitesini artırmıştır. Bakanlığımızın evvelce bildirilen Kriz Merkezi telefonlarına ilaveten 0 (312) 292 29 29 (20 hat) Çağrı Merkezi de bugün itibariyle hizmete sokulmuştur."

Kaynak : http://www.internethaber.com/kriz-cozuldu-turkler-tahliye-ediliyor-330051h.htm#ixzz1ElTaiFLd

Petrol tesislerini vuracak

LBTAAmerikan Time dergisinin, eski CIA mensubu istihbarat uzmanı köşe yazarı Robert Bear, Libya lideri Muammer Kaddafi'nin, kendisine sadık birliklere, "ülkedeki petrol tesislerine sabotaj düzenlenmesi emri verdiğini" iddia etti.

CIA'in Ortadoğu ile ilgili eski bir mensubu olan Bear, Time'ın internet sitesindeki yazısında, Libya hükümetine yakın bir kaynaktan aldığı bilgilere göre, ilk sabotajların, Akdeniz'e çıkan boru hatlarına karşı düzenlenebileceğini öne sürdü.

Libya'daki başka kaynaklarının da "Kaddafi'nin iki hafta önce, Arap ülkelerindeki ayaklanmaların Libya'ya yayılmayacağını söylediğini" belirttiklerini kaydeden yazar, Libya liderinin bunda yanıldığını ve şimdi, "diğer şeylerin yanı sıra güvenlik güçlerine, petrol tesislerine sabotaj düzenlenmesi emri verdiğini" ifade etti. Yazar, makalesinde, "Sabotaj, kaynağıma göre, Libya'nın isyancı aşiretlerine bir mesaj olacak: Ya ben ya kaos" diye yazdı.

Ülkenin iç kesimlerinde, güneydeki aşiretlerin, petrol kuyularını ellerinde tuttukları biliniyor.

Bear, yazısında, "Libya'daki kaynaklarına göre, Kaddafi'nin çevresinde, 45 bin kişilik düzenli ordudan, kendisine sadık sadece 5000 kişilik bir güvenlik gücünün kaldığını" kaydetti. Yazarın kaynaklarına göre, Kaddafi, ülkedeki kaosu körüklemek için, aşırı dinci militanların hapisten çıkarılmaları yönünde de emir verdi.

Soner Yalçın'a 4,5 Saatte 132 Soru

sonerGazeteci Soner Yalçın'a yöneltilen ilk soru Veli Küçük ve Tuncay Güney'e ilişkin oldu. Savcı Zekeriya Öz, 'Tuncay Güney ile 2001 yılında yapılan mülakatta, Veli Küçük'ün talimatıyla hareket ederek Aydınlık Dergisi'ne girdiğinizi ve bir takım bilgilerin Küçük tarafından size iletilmekte olduğunu tahmin ettiğini beyan etmiştir' dedi. Yalçın ise, 'Küçük'ü, Güney'i tanımam. Veli Küçük'le hiçbir zaman bir araya gelmedim ancak aleyhinde birçok haber yapmıştım' diye cevap verdi.

ÖZKAN ALEYHİME HABER YAPTI
- Yalçın'a Ergenekon soruşturması kapsamında daha önce işlem yapılan kişilerle ilişkisi olup olmadığı soruldu. Savcı Öz, 'Doğu Perinçek, Gürbüz Çapan, Bedrettin Dalan, Güler Kömürcü, Erhan Göksel, Vedat Yenerer, Erol Mütercimler, Serhan Bolluk, Mustafa Ali Balbay, Hüseyin Nazlıkul, Adil Serdar Saçan, Turhan Çömez, Ayşe Yüksel, Erol Manisalı, Sinan Aydın, Mehmet Haberal ile telefon görüşmeleriniz tespit edilmiştir. Bu kişileri nerden tanıyorsunuz? Aranızdaki ilişki nedir?' dedi. Yalçın, 'Doğu Perinçek ve Hikmet Çiçek'le 2000'e Doğru Dergisi'nde 1987-1994 yılları arasında birlikte çalıştım. Bir daha ikisiyle de görüşmedim. Mustafa Balbay'la yaklaşık 20 yıl önce görüştüm. Tuncay Özkan Ankara'dan arkadaşımdır. İstanbul'a gelince aleyhime çok haber yaptı. 15 yıldır görüşmüyorum. Diğer sanıklarla bağım yok' dedi.

BİZ KARDEŞLİKTEN YANAYIZ
SAVCI Öz'ün, Soner Yalçın'a yönelttiği diğer bazı sorular ve cevapları şöyle:
Z.Ö: Yayınlarınızda ülkemizde iç savaş olduğu vurgusunu yapmanız konusunda Yalçın Küçük'ün yönlendirmesi oldu mu?
S.Y: Sitemizde iç savaş vurgusuyla haber yapmıyoruz. Biz kardeşlikten yanayız.

TANKLAR NİYE ÇIKACAK?
Z.Ö: 25 Şubat 2010'da Doğan Y. ile yaptığınız görüşmede; bir soruşturma kapsamında tutuklanan askerlerle ilgili konuştuğunuz, 'Tek çıkış yolu vardır, sorunun başka türlü çözümü yok. Bu iş böyle giderse Türkiye'de çok kötü şeyler olacak. Bu adamlar gerçekten tanklarla çıktığı zaman nasıl bir daha tanklar içeri sokulacak, hakikaten sokulamaz ya' dediğiniz anlaşılmıştır?
S.Y: Bu darbe karşıtı bir görüştür, tankları çıkartmamak lazım. Birileri tankların çıkmasını istiyor, birileri askeri tahrik ediyor, bunun olmamasını istiyoruz.

ÖCALAN'IN MESAJI SORULDU
Savcı Öz, Oda TV'de yayımlanan 'Öcalan, Diyarbakır'daki Kürtlere Mısır'daki gibi sokağa çıkın dedi' haberini sordu, 'Terör örgütü elebaşının vatandaşlarımızın sokağa dökülmesi yönündeki açıklamalarını, bu şekilde vurgulayarak haber yapmanızın sebebi nedir?' dedi. Yalçın, 'Bu yazı her tarafta çıkmıştır. Fıratnews'ten alıp diğer medya gibi yayınladık' dedi.

BU TÜRDEKİ HABERLERİN AMACI NE?
Öz, soruşturma sürecinde Oda TV'den yapılan yayınları takip ettiklerini belirtti. Öz, soruşturmaya ilişkin haberlerin hangi maksatla yapıldığını sordu. Yalçın, 'Oda TV'nin sahibiyim, her haberi okumuyorum ama Ergenekon, Türkiye'nin en çok konuşulan, merak edilen haberi. Genç arkadaşlar da haberlerinin okunması için, bu internet habercilikte bir tarzdır, renkli başlık atmışlar. Gerçekten haber içeriğini bilmiyorum' dedi. Öz yapılan haberleri sıraladı. Bazıları şöyle: 'Ergenekon soruşturmasının aşure çorbası ile ne ilgisi var, Ergenekon davasında ABD karşıtı subaylar tasfiye ediliyor, Bankaları da Ergenekon batırmış, Meğer Üzeyir Garih'i de Ergenekon öldürmüş, Galeri baskını da Ergenekon'a yıkıldı, Ergenekon iddianamesi ile Paris Hilton'un ne ilgisi var, Ergenekon'un ayda gizli üssü var, Hanımın Çiftliği dizisiyle Ergenekon ne ilgisi var, Pavlov'un köpekleri Ergenekon'a ne tepki verirdi.'

SEÇİM İTTİFAKI TALEBİ NEDİR?
Yalçın'ın, Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkan Yardımcısı Selim Kotil ile yaptığı görüşme de takibe takıldı. Kotil o görüşmede, 'Oturup konuşmak lazım. Yani seçim ittifak kurma, fikir alışverişinde bulunmak, ülke gidiyor. Haydar Bey'i görüyorsunuz ya birbirimize destek olalım' diyor. Soner Yalçın, görüşme için, 'Daha fazla habere yer verilmesini ve panellerde yayınlanmasını istediler. Haberleri yapmadık. Seçim ittifakı konusu da Baykal'ın tarikatlarla ilgili bütünleşmesi projesi vardı. Böyle bir şeyin olup olamayacağını sordu' dedi.


Basbuğ'a 'darbe yapmayın' diye çağrıda bulundum
Z.Ö: 01 Temmuz 2009'da Oda TV'de yayınlanan 'Süreci analiz edemediniz' başlıklı, dönemin Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'a hitaben yazılmış mektup şeklindeki haberin içeriğinde, 'PKK'nın Eruh saldırısı gibi, Ergenekon sürecinin de Genelkurmay Karargahında doğru dürüst irdelenmediği, Türk Ordusu'na karşı psikolojik bir savaşın açıldığının geç fark edildiği, TSK'nın hiçbir dönemde bu kadar büyük bir saldırıyla karşı karşıya kalmadığı, TSK'nın kuşatılmış durumda olduğu, orduyu zor günlerin beklediği, bunun bir iç savaş olduğunun' belirtildiği, mektubun sonunda ise 'Paşam! Sizi zor günler bekliyor. Ya bu yeni konsepte uygun karşı adımlar atacaksınız ya da bu savaşta yenileceksiniz.' ibarelerinin yazılı olduğu tespit edilmiştir. 'Ya konsepte uygun karşı adımlar atacaksınız ya da bu savaşta yenileceksiniz' diyerek neyi kastetmektesiniz? 'Savaş' diye vurguladığınız şey nedir?


BAŞBUĞ'UN DAVETİNE RET
S.Y:  Ben yazdım ancak sonunda da İlker Başbuğ'a 'Darbe Yapmayın' çağrısında bulundum. Çünkü kendisi psikolojik hareket yapılıyor diye açıklamada bulunmuştu.
Dinleme kayıtlarında, Yalçın'ın yazı sonrası Genelkurmay'a çağrıldığı ancak İlker Başbuğ'un davetini geri çevirdiği ortaya çıktı.


DARBENİN EMNİYET MÜDÜRLERİ
Z.Ö: İkametinizde el konulan not defterinde 'Darbenin Emniyet Müdürleri Seçiliyor' ve 'Tüm Yapılanlar Kamuoyu Oluşturmadır Darbe Geliyor' yazdığı görülmüştür. Bu ibarelerle ne kastedilmek istenmektedir?
S.Y:Bu notlar 1980'li yılların başında TSK'da ilk kez Üruğ, Öztorun ve Torumtay'ın döneminin değerlendirmeleridir.


Ergenekon'un paratoneri olduk
YALÇIN'A, tutuklanan OdaTV çalışanı Barış Terkoğlu ile yaptığı şu görüşme de soruldu:
S.Y: Nerede Zekeriya Öz varsa alıp buraya koyuyorsun be abicim, gerek yok ki biraz akıl istiyorum sizden ya zeki adamsınız niye bunu düşünemiyorsunuz gerek yok abi bak akıl akıl...


ONU MEHMET YILMAZ YAPSIN
B.T:  Zekeriya Öz değil yani... Düğününe nikah şahidi olmuş biz bunu da dava dilekçesine koyacağız, böyle bir haber olmuş bakın diye.
S.Y: Gene koy bak gene biraz daha ya sadece akıl istiyorum akıl. Her Ergenekon haberini ve her Zekeriya Öz'ü alıp oraya resmiyle koymana gerek yok. Gerek yok abicim bırak onu da Mehmet Yılmaz yapsın. Ergenekon paratoneri olduk yani nerde Ergenekon haberi ne varsa alıp koyuyoruz. Başka hiç mi haberimiz yok abi. Dünyamız yok başka ama öyle bakıyorsun algıda seçicilik öyle bakma gazetelere abi biz yeteri kadar yaptık, ettik. Biz en son noktayı da iyi vuruyoruz ama her şeyi yaptığın zaman etkisi kayboluyor. Yani vurun kaçın diyorum, dönüyorsunuz bilmem ne brifing o yazdı, bu yazdı gerek yok.
B.T: Abicim yani tamam, önemli bir haber bence.
S.Y: Oğlum önemsiz haberi tartışmıyorum ki bir stratejiyi tartışıyorum. Bir çizgi meselesini tartışıyorum aydınlık olursun yaşadığım işi bir daha bana niye aynısını yaşattırıyorsunuz. Sen bilmiyorsun anlamıyorsun şimdiye kadar ruh hallerinin ne olduğunu da anlamıyorsun. Bu adamların ruh hallerini de ben biliyorum. Ergenekon, bilmem neyin yayın organı yapmak istiyorsanız buyrun yapın...'


GENELKURMAY'A GİTMİYORUM
Öz, 'Biz yeteri kadar yaptık, ettik son noktayı da iyi vuruyoruz', 'vurun kaçın diyorum' sözleriyle neyi kastettiğini sordu. Yalçın, 'Genelkurmay Başkanı çağırdığında bile gitmiyorum, uyarılarım haberlerin etkisinin azalmamasıdır' dedi.


Cihaner'i milletvekili yapalım
Savcı Zekeriya Öz, Yalçın'a AKŞAM yazarı Oray Eğin ile yaptığı telefon görüşmelerini de sordu. Öz, Yalçın'a, çeşitli tarihlerde Eğin'le yaptıkları konuşmalarda yer alan ifadeleri hatırlatarak, 'Oray Eğin'e niye bilgi veriyorsunuz, yazılarında yönlendirme yapmaya mı çalışıyorsunuz?' sorularını yöneltti. Yalçın ise bu yöndeki çeşitli sorulara karşın 'Kendisi arkadaşımdır, genç bir gazeteci, o çerçevede bilgi veriyordum' dedi.
SAVCI Öz, Yalçın'a gazeteci Aslı Aydıntaşbaş'la yaptığı şu görüşmeyi de sordu.
A.A: Şeyle görüştüm İlhan Cihaner'le onu yazacağım şimdi.
S.Y: Ayrılıyor mu adam mesleğinden?
A.A: Yok aslında tamamen yani kimseyi inandırması mümkün değil de o kurultaya falan gitmesi tamamen tesadüf” olmuş çünkü. Kılıçdaroğlu gibi çok heyecanlı böyle. Karizmatik falan değil ama çok derin bir adam, klasik solcu yani.
S.Y: Milletvekili yapalım mı?'
Yalçın bu görüşmeyle ilgili olarak Savcı İlhan Cihaner'i tanımadığını belirterek, 'Aslı yazardır, arkadaşımdır. İlhan Cihaner'e ben göndermedim, Cihaner'i tanımam. Telefonla dahi görüşmemişimdir, ancak yukarıdaki görüşme bana aittir' dedi.


Kılıçdaroğlu da tutanakta
Soner Yalçın'a, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşme de soruldu. 2 Şubat'ta Kılıçdaroğlu ile yaşanan diyaloglar şöyle:
K.K: Bizim Kahramanmaraş Milletvekilimiz Durdu Özpolat İstanbul'a gelecek akşam. Sizinle görüşecek. Bugün akşam vaktiniz var mı bilmiyorum ama?
S.Y: Var efendim var var.
K.K: Sizin telefonunuzu ona verebilir miyim?
S Y: Tabii tabii tamam çok teşekkür ediyorum.
Savcı Öz, 'Bir televizyon kanalı satın almak için girişimlerde bulunduğunuz, önce Halk TV isimli kanalın satın alınması için görüşmeler yaptığınız, daha sonraki süreçte ise başka kanallar için girişimlerde bulunduğunuz tespit edilmiştir. Halk TV kime aittir? Bu televizyon kanalını satın almak için kim ya da kimlerle görüştünüz ve neler yaptınız' diye sordu. Soner Yalçın, Deniz Baykal, Hurşit Güneş, Kılıçdaroğlu ve Gürsel Tekin ile görüştüğünü söyledi. Yalçın'ın, Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmenin akşamında CHP'li Özpolat ile görüştüğü ve Özpolat'ın, 'Geç saat de olsa ilk uçakla geleceğim. Aktaracağım şeyler var onları konuşuruz. Kemal Bey'e anlatırım gelişmeleri' sözleri dosyaya girdi. Yalçın, 'Durdu Bey'in bir televizyon projesi varmış, hayata geçirebilir miyiz diye buluşup görüştük' dedi.


FİŞLEME NOTLARININ AMACI NE?
Z.Ö.: İkametinizdeki aramada bulunarak el konulan dokümanların yapılan incelemesinde Eşfak Aykaç, Mustafa Denizli, Alp Yalman, Kemal Ilıcak, Nazlı Ilıcak, Yavuz Donat, Uluç Gürkan, Zafer Mutlu, Mesut Yılmaz, Yeniay Köseoğlu, Ayten Gürger, Nafiz Kurt, Sönmez Köksal, Güner Özmen, Ertuğrul Otan, Halil Tuğ, Mehmet Ağar, Hüseyin Özalp, Hasan Kocadağ, Kerem Durmuş, Orhan Uzeller, Cemil Erhan (Erkan), Ahmet Hatipoğlu, isimli şahısların özel hayatları hakkında bazı notların tutulduğu ve fişleme mahiyetinde bilgiler olduğu görülmüştür. Söz konusu bilgileri ne şekilde elde ettiniz. Bu notları hangi maksatla kaydetmektesiniz ve neden saklamaktasınız?
S.Y: 2000'e Doğru Dergisi'ndeyken Parlamento Muhabirliği yapıyordum. Yaptığım röportajlara yararlı olur diye aldığım notlardır.


CHP'DEN PARA ALDIĞIMIZ BİLİNMESİN
Yalçın'a gazeteci Hakan Aygün ile 22 Ocak'ta yaptığı görüşme soruldu. Aygün, görüşmede, 'Bu konunun detaylarını çok fazla yaymamamız ve ikimizin arasında olması gerekiyor. Yani CHP'den para aldık lafının bile ikimizin arasında olması gerekiyor' dedi. Yalçın ise 'Şu anda ikimizin arasında olmayacak. Telefonla konuşuyoruz bunları? Ben Kılıçdaroğlu'ndan cevap bekliyorum' diyor. Savcı Öz, 'CHP'den para aldık'  ifadesini sordu. Yalçın, 'Halk TV CHP'nin seçim hazırlıkları için sözleşme yapmış. Sözleşmenin CHP ile Halk TV arasında devam edip etmeyeceğini söylüyoruz. Paramız yok, sözleşme devam ederse ancak alabiliriz diye düşünüyoruz' dedi.


Akşam

Tüm hakları uzungolfm.com'a aittir. Sitedeki bilgi ve reismler kaynak gösterilerek kullanılabilir...

www.uzungolfm.com  www.uzungollu.com