BELEDİYEMİZİ TANIYALIM

   Sevgili Uzungöl’lüler...Dergimizin bu bölümünde sizlere 1963 Belediye Meclisimizi Tanıtmak istiyoruz.Bildiğiniz gibi Uzungöl’ümüz 1962’de Belediye Teşkilatı kurulmuş,1 yılı aşkın bir süre Okul müdürümüz ve hepimizin öğretmeni olan Tayyar ÖZEN Hocamız Belediye Başkanlığı Görevini vekaleten yürütmüş ve 1963 seçimlerinde ilk olarak seçim ile işbaşına gelen Belediye Başkanı ve Meclis üyeleri seçilmiştir.

   1963 Belediye Meclisi Üyeleri

      17.11.1963

     Belediye Başkanı:

     Mustafa ÖZEN

 Belediye Meclis Üyeleri:

    Mehmet BEKTAŞ

    Hamit ÇAKIR

    Salih EROĞLU

    Mehmet GENEL

    Mustafa GENEL

    Nazım İNCE

    Mehmet KIZILTAY

    Şükrü KOCAMAN

    Salih MANAP

    Hamit MUTLU

    Ali ÖZKAN

    Mustafa ŞAMİLOĞLU

 

Mahalle Muhtarlarımız:

    Alçakköprü

  Mehmet KIZILTAY

    Çamlık

  Mehmet AYGÜN

    Elmalı 

  Hamit    MUTLU

    Yeni Mahalle

Hüseyin AKYÜZ

 

  Uzungöl’e Bağlı Köy Muhtarlarımız:

  Arpaözü:Mustafa AKYÜZ

  Çayıroba:Osman EROĞLU

  Demirkapı:Nihat KURT

  Derindere:İsmail KOÇ

  Köseli:Abdülvahap ÇAKMAK

  Şekersu:Halim KAYA

  Taşkıran.F.Coşkun ÇELEBİ

  Yaylaönü:Dursun TÜRK

 

1963’teki Uzungöl Belediyesinin 4 Mahalle,9 köy 2411 nüfusu vardır.Belediyenin 2 Memuru,3 dükkanı,1 Gazinosu Bulunmaktadır.

   Değerli Okuyucularımız...Şimdi sizlere güzel bir nostalji olması amacı ile  1967  Trabzon yıllığında İdari Bölümde Uzungöl ile ilgili Bilgileri aynen paylaşmak istiyoruz.

  UZUNGÖL:  Doğusunda Rize İli Batısında Dağbaşı Bucağı,Kuzeyi Çaykara merkez İlçesi,Güneyi Gümüşhane ile Çevrilmiştir.1958 yılına kadar  Çaykara  Merkez bucağına bağlı bir köy iken bu yıl içinde 9 köy ile birlikte Bucak haline getirilmiştir.Bucak Merkezindeki köyün adı Şerah’tır.Burada alabalıkları ile ünlü bir göl vardır.Bucak ismini bu gölden almıştır.1962 yılında 1580 sayılı kanun gereğince Belediye Teşkiletı kurulmuştur. Bir mahallesi ve 2411 nüfusu vardır.Bucağa bağlı 8 köyün nüfusu 3769 olup toplam nüfusu 6180’dir.Merkezinde Pazar bulunmamaktadır.

 1    Uzungöl(B.M)                     2.406

     Uzungöl Bucağına Bağlı Köyler

Sıra No           Köyün Adı                Nüfusu

1                    Arpaözü                          236

2                    Çayıroba                         390

3                    Demirkapı                       461

4                    Derindere                        166 

5                    Köseli                              532

6                    Şekersu                              69

7                    Taşkıran                         1582

8                    Yaylaönü                          333

 

 1965 ve 1966 Uzungöl Belediye Bütçeleri

 

Yıl                        1965                        1966

Gelir                    93.892,92         83.480,72

Gider                   48.889,89         68.493,60 

 

İlk Belediyemizin Kuruluş ve Çalışmalarında emeği geçen herkese minnet duygularımızı iletiyor,aramızdan ayrılanlara Allah’tan rahmet diliyoruz.

CAMİLERİMİZ

FİLAK MAHALLESİ CAMİİ

(H-1235-M-1819)

   Bu  Camimiz Uzungöl Merkez Yeni Mahalleye bağlı Filak Mahallemizde bulunmaktadır. Hicri 1216-Miladi 1800 Yılında inşa edilmiştir.Dikdörtgen şeklinde inşa edilen Caminin Beden Duvarları Zemin Taş Hizasına kadar Düzgün kesme taştan yapılmıştır. Caminin üst kısmı tamamen ahşap malzemeden yapılmıştır.Caminin çatısı 4 omuz kırma olup saçla kaplanmıştır.Saçakları oldukça geniş tutulan caminin saçak kısmı ile birlikte örtü malzemesi de yenilenmiştir.Ahşap malzemeden yığma olarak inşa edilen caminin Beden duvarlarının sadece Güney Tarafında altlı üstlü olarak dikdörtgen şeklinde 4 pencereye yer verilerek caminin iç kısmı aydınlatılmıştır.Caminin batı duvarına bitişik üç ahşap sütüna oturtulan ve iki katlı olan ikinci bir kapalı son Cemaat yeri bulunmaktadır.Yapının kuzeyinde bulunan son Cemaat yerinin oldukça dar tutulduğu ve ikişer dilimli kemerler ile oluşturulan beş penceresi ile dışa açılmış olduğu görülmektedir.Son Cemaat yerinin ortasından iki kanatlı cevizden yapılmış ahşap bir kapı ile Harem Kısmına geçilmektedir.Ahşap Kapı Söveleri ve Kanatları üzerinde değişik şekilde işlenmiş Geometrik ve bitkisel süslemeler bulunmaktadır.

   Caminin Kapı Kanatları üzerinde Alt Bölümlerde Geometrik süslemeler bulunurken üst kısımlarda ise birer hilal içinden çıkıp yukarıya doğru uzayıp giden stilize edilmiş lale çiçekli bitki motifleri ve selvi ağacı motifleri bulunur.Giriş kısmının üstünde bulunan ve iki ahşap sütüna oturtulan mahfil ortadan iç mekanlara doğru 70 cm lik bir çıkıntı yaparak Müezzin Köşkünü oluşturmaktadır.Yukarıya doğru kademeli olarak yükselmekte olan Müezzin Köşkünün kademeli olarak her yüzü  değişik bitkisel ve geometrik desenler ile süslenmiştir.

   Haremin üzerini örten düz tavanın ortasında oldukça hareketli bir tavan göbeği bulunmaktadır.Tamamı ahşap yapılan mihrap nişi gittikçe daralmaktadır.Yaşmak Kısmı dilimli ve sarkıtlı bir kemeri anımsatan bir süsleme ile son bulmaktadır.Mihrap Nişi birbirine paralel halat işlemeli üç kuşak ile kesilerek yukarı doğru bir kademe oluşturmaktadır.

   Mihrabın yan yüzlerinde en dış tarafa uzayıp giden Halat Motifleri ile bunun yanında dikdörtgen panolar içinde bitkisel işlemeli,dört katlı dolap nişleri bulunmaktadır.Ortasında yılankavi şekillerin arasına alternatif olarak yetiştirilen lale ve çam kozalakları bulunmaktadır.Süslemeler mihrabın her iki tarafına da simetrik olarak işlenmiştir.

   Mihrabın üst kısmında asil mihraptan daha küçük olan ahşaptan yapılmış ikinci bir mihrap bulunur.Mihraba bitişik olarak Ahşaptan yapılan Minberin her iki aynalığı da bitkisel ve geometrik dekorlar ile süslenmiştir.İki bölüme ayrılan Minber Korkulukları oldukça zarif yapılmış olup dörder boğumludur.Minberin kısım kapısı üzerinde oldukça ilginç geometrik şebekeli bir taç kısmı bulunmaktadır.Caminin Kuzey köşesinde bulunan kürsü kesik koni şeklindedir.

Çaykara'da Feci Trafik kazası yüreklerimizi sızlattı.Edinilen Bilgiye göre bu gün saat 16.00 sıralarında Ataköy Beldesinden Çaykara'ya doğru yola çıkan Mahmut AYVACI yönetimindeki 61 TD 092 Plakalı araç henüz belirlenemeyen bir sebeple şarampole yuvarlandı.Kazada iki kişi öldü.5 Kişi de yaralandı.
   Mahmut AYVACI yönetimindeki Otomobilde toplam 7 yolcu bulunuyordu.Şöför AYVACI ile birlikte ailesi ve dünürleri araçta bulunuyordu.Kazada Şöför Mahmut AYVACI ve torunu 6 yaşındaki Beyza GÜNEŞ hayatını kaybetti.Kazada G GÜNEŞ,K GÜNEŞ,A GÜNEŞ,M AYVACI ve A AYVACI nın yaralı olarak çeşitli hastahanelerde tedavi altına alındı.

   Radyomuzun Kara  Kızı Asiye HÜSEYİNPAŞAOĞLU dillere destan bir düğün ile Beşkö'e gelin gitti.İstanbul'da ikamet eden Ve Sağlık Memuru olan Abdurrahman KARAMAN ile hayatını birleştiren Asiyemiz için 21 Nisan 2012 Cumartesi Uzungöl Sezgin Otel'de,22 Nisan Pazar Günü ise Sürmene'de Muhteşem iki ayrı Düğün yapıldı.

   Bizler de Uzungöl Ailesi olarak Asiye Kızımıza Ve Abdurrahman Kardeşimize bir ömür boyu Sağlık,mutluluk ve de başarı dolu uzun bir yaşam diliyoruz.Hayatları hep mutluluklar ile geçsin. 

   mehmet_akncUzungöl Filak Mahallemizden Mehmet AKINCI yakalandığı hastalıktan kurtulamayarak Tedavi gördüğü  Trabzon Tıp Fakültesi Farabi Hastahanesinde hayatını kaybetti.

Kıymetli Okuyucularımız.Uzungöl ile ilgili web sitelerimizde Uzungölümüzün Kültürel Değerlerini fırsat buldukça sizlerle paylaşmaya çalışıyoruz.Bu günkü yazımızda da Uzungöl Merkez Camii Müezzinimiz Sayın Hanefi ŞAHİN Hocamızın birçoğumuzun bilmediği bir yönünü paylaşmaya çalışacağız sizlerle.Hanefi Hocamızın İlim Adamlığını,Uzungöl'e olan aşırı bağlılığını ve Uzungöl Sevdasını hepimiz biliyoruz.Ancak Hanefi Hocamızın Şairliğini Belki de çoğumuz ilk defa duyuyorsunuz.Evet Hanefi ŞAHİN Hocamız mükemmel bir şiir arşivine sahip.Şiirlerinin tamamını kendisi kaleme almış.Ve Bizler bu güzel şiirleri büyük bir mutluluk ile Siz Sevgili Uzungöl Dostları ile paylaşmaya devam edeceğiz.

   Bu gün ilk şiirini yayınlıyoruz Hanefi Hocamızın.Belki biraz uzun bir şiir.Tam 20 kıtadan meydana geliyor.Ama size tavsiyem şiirin tamamını baştan sona kadar mutlaka okumanız.Çünkü Sevgili Hocamız bu şiirinde Uzungöl'de bir tarihi yolculuğa çıkaracak bizlere.Uzungölümüzüm İlim Adamlarından yemeklerine,meziresinden yaylasına,mısırından Turizmine kadar her konuya değinmiş Sevgili Hocamız.Diline yüreğine Sağlık Sevgili Hocam diyoruz.Ve o güzel şiiri sizlerle paylaşıyoruz.

 

                                             UZUNGÖL

Eski İsmi Şerahtır,Yeni Adı Uzungöl

Yeşilin her tonunu görebilirsin bol bol

Gölünde Alabalık,etrafı çam ağaçlık

Seyrine doyum olmaz KARESTER'den Uzungöl

 

Uzungöl'ün etrafı dağlar ile çevrili

Haldızen Deresinin Çağlaması ezgili

Her tarafı yeşillik çiçeklerle bezili

Syrine doyum olmaz ŞEHİT KOM'dan Uzungöl

 

Uzungöl Beldesinin tarihi çok eskidir

İlim İrfan Tedrisat Almak için yeridir

İnsanları dürüsttür hem sözünün eridir

Seyrine Doyum olmaz GRENİ’den Uzungöl

 

Uzungöl’ün sembolü çift minareli Came

Fotoğraf  Manzarası asılıdır her yere

Doğal güzellikleri haz verir gönüllere

Seyrine Doyum olmaz SIRANDAĞ’dan Uzungöl

 

Derelerde balıklar,Ormanında geyikler

Hayran kalır buraya gelen bütün Turistler

Bulursun Uzungöl’de Mevladan güzellikler

Seyrine Doyum olmaz ALAN’dan Uzungöl’ün

 

Maneviyat Dünyası Uzungöl’de eskidir

Hacı Bekir Efendi Gözü Açık Velidir

Allah Rahmet Eylesin hem de Gönül Eridir

İlim İrfan İnsanı çok vardır UZUNGÖL’ün

 

Meşhur Hocalarından Gagoşim Mehmet Efendi

Bir çok talebelere Arapça dersler verdi

Allah Rahmet eylesin ĞUZİ’ya defnedildi

İlim İrfan insanı çok vardır Uzungöl’ün

 

Kadıoğlu Mehmet Efendi Osmanlı Kadısıydı

Müftü Salih Efendi onun varisi idi

Şerah’ta medreseler birer Akademiydi

İlim İrfan İnsanı çok vardır Uzungöl’ün

 

Megolar,Muzellefler hepsi birer değerdi

Abdurrahman Efendi Gönül Erleri idi

Sofegoyla Hulusi talebe yetiştirdi

İlim İrfan İnsanı çok vardır Uzungöl’ün

 

İsmini saymadığım daha nice değerler

İlmi tedrisat için çokça hizmet ettiler

Bir çok talebelere icazetler verdiler

İlim İrfan İnsanı çok vardır Uzungöl’ün

 

Meşhurdur Uzungöl’ün yöresel yemekleri

Kuymağı,lahanası hele mısır ekmeği

Turşu kavurmasıyla bir de gorgot yemeği

Hayal eder insanlar Uzungöl’de yemeyi

 

Haşil ile malezdur eski yemeklerumuz

Onlar ile büyüdü bizim eskilerumuz

Kavut haşili yerdi biraz zenginlerumuz

Hayal eder insanlar Uzungöl’de yemeyi

 

Patatesi pişurup turşu ile kavurmak

Arkadaşlar olmuyor tadına doyum olmak

Tandır ekmeği ile kahvaltısını yapmak

Hayal eder insanlar Uzungöl’de yemeyi

 

Hakiki Alabalık Uzungöl’ün namıdır

Kiremitte pişirip yemesi çok tatlıdır

Yemek hususatında aşçıları mahirdir

Hayal eder insanlar Uzungöl’de yemeyi

 

Tarım ve Hayvancılık eskiden yapılırdı

Çeyrek asırdan beri Turizme açıldı

Kısa zamanda adı her tarafa yayıldı

Turizimde öncüdür güzelim Uzungöl’üm

 

Oteller,pansiyonlar her tarafta açıldı

Hediyelik Eşyalar vitrinlere yayıldı

Dışarıdan gelen turist Uzungöl’e bayıldı

Turizimde Markadır güzelim Uzungöl’üm

 

Eskiden tüm insanlar gurbet gurbet gezerdi

Mevlam Uzungöllüye büyük bir nimet verdi

Memleketten gidenler çoğu geriye geldi

Turizimde liderdir güzelim Uzungöl’üm

 

Aman dikkat edelim manadan olmayalım

Üç beş kuruş uğruna ahlakı bozmayalım

Madde ile manayı beraberce yapalım

Turizimi ayrıdır güzelim Uzungöl’ün

 

Bu Belde Emin Belde İnsanları iyidir

Medenidir insanı övünse de yeridir

Her türlü kötülükten Uzungöl’üm emindir

İnsanlıkta öncüdür güzelim Uzungöl’üm.

  
   Uzungöl’de meydana gelen Trafik kazası tüm Uzungöl’ün yüreğini ağzına getirdi.Uzungöl’den Çaykara’ya Lise Öğrencilerini taşıyan Mehmet KURT(Melidap) yönetimindeki  Öğrenci Servisi 11.04.2012 Sabah saat 7.30 Sularında Kuşkayası Mevkiinde Dereye düştü.

Öğrencilerimizi Çaykaradaki Liselere Taşıyan ve   İçerisinde 35 Öğrenci bulunan Öğrenci Servisinde hiçbir öğrencinin hayati tehlikesi bulunmaması tek teselli kaynağımız oldu.2-3 Öğrenci kol ve bacaklarında kırık şüphesi ile Trabzon’daki çeşitli Hastahaneler ile Of Ve Sürmene Devlet Hastahanelerine sevk edildi.

Kaza ile ilgili gelişmeleri Sitemizden sizlere duyurmaya devam edeceğiz.
SON DAKİKA:Kazada Lise Öğrencilerimizden Fatma MANAP,Meryem İLHAN,Fatma KUL ve Damla ÇELEBİ Ayaklarında Kırık şüphesi ile Trabzon Yavuz Selim Kemik Hastalıkları Hastahanesine sevk edildi.Diğer Öğrencilerimizin durumları iyi.Ayakta tedavi edilerek evlerine gönderildiler.
   Saat 17.00  İtibarı ile bütün öğrenciler Sağlıklı bir şekilde evlerine gönderildiler.Hiç bir öğrencimizde her hangi bir kırık ya da rahatsızlık bulunmamaktadır.Tüm Öğrencilerimize ,Şöför Mehmet KURT'a ve bütün Uzungöl Halkına geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.

   Uzungöl İlköğretim Okulunda  2011-2012 sona erdi.Okul Müdürümüz Mustafa ZEREN ve Öğretmenlerimizin gayretli çalışmaları ile çook verimli ve başarılı bir yıl geride kalmış oldu Okulumuz için.Artıok bütün Gözler Hafta sonu yapılacaok olan sınavlara çevrildi.Bu anlamda üstün Başarılı çalışmlarından dolayı Okul Müdürümüz Sayın Mustafa ZEREN'e ve de Fedakarca çalışan Öğretmenlerimize Uzungöl Halkı Adına Teşekkür ediyoruz.

   Bu arada Eğitim Öğretim Yılı Sona ererken Yönetim Anlamında da Okulumuzda Değişiklik oldu.Okul Müdür Yardımcılarının Zorunlu Rotasyonu Kapsamında Geçtiğimiz Eylül ayında Cumapazarı İlköğretim Okulu Müdür Yardımcılığına Atanan Öğretmenimiz Abdülkadir KAYA isteğe bağlı Yönetici Yer Değişikliği kapsamında Okul Müdürü olaraok Okulumuza geri geldi.    Ayrıca yine İsteğe Bağlı Yönetici Yer Değişikliği kapsamında Öğretmen Hilmi KANIK Müdür Yardımcısı olarak Okulumuza atandı.    Yaolaşıok bir yıldır hem Müdür hem de Müdür Yardımcısı olaraok Okulumuzda büyüok bir gayret ile çalışan Öğretmenimiz Sayın Mustafa ZEREN'e tüm Uzungöl Halkı adına özverili çalışmalarından dolayı teşekkür ediyor yeni Yönetim Ekibimize başarılar diliyoruz.

1965 Yılında Şirin Beldemiz  Uzungöl’den ayrılarak Van İlimizin Özalp İlçesine bağlı Dönerdere ve Özalp Köylerine yerleşen ve tam 47 senedir bu Bölgede yaşamını sürdüren Uzungöl İnsanı Bölgeye Örnek çalışmalar yapmaya devam ediyor.Daha önce Defalarca yaptıkları Örnek çalışmalar ile Karadeniz İnsanının neleri başarabileceğini bizlere defalarca ispat eden Hemşerilerimiz şimdi yeni bir başarı ile karşımıza çıkıyor.

       Yukarı Dönerdere İlköğretim Okulu GİTARIN SULTANLARI ile yüreğimizi fethetmeyi başarmıştı.İlköğretim 2 ve 6. sınıf Öğrencilerinden oluşan 11 kızımız Öğretmenleri eşliğinde Gitar çalmaya başladılar.Kısa sürede Ünleri Ülkemizin her tarafına yayıldı.Ve de şimdi onlar Ülkemizin her tarafına Konser vermeye gidiyorlar.Çaldıkları birbirinden Güzel şarkılar ile Müziğin Evrenselliğini insanlara anlatmaya çalışıyorlar o minicik yürekleri ile

   Şimdi ise Yukarı Dönerdere İlköğretim Okulunun ayrı bir başarısından söz edeceğiz sizlere bu yazımızda.Yukarı Dönerdere İlköğretim Okulu 7. sınıf Öğrencileri  Mustafa GENEL ve Ünal Remzi İNCİ neler başarmışlar.Gelin Onların başardıklarını noktasına virgülüne dokunmadan Öğretmenlerinden dinleyelim.Şimdi söz Yukarı Dönerdere Lisesi Müdürümüz Sayın Mehmet GENEL’de.

          Her yıl İlköğretim Okulu öğrencileri arasında TÜBİTAK tarafından düzenlenen ‘‘ Bu Benim Eserim ’’Proje Yarışmasında ilçemiz Özalp’te bir ilk gerçekleşti.  Y.Döneredere İlköğretim Okulu öğrencileri öğretmenleri  rehberliğinde  Fen ve Teknoloji alanında (Biyoloji) ‘‘Böbrek Taşının Sonu Denizlerden Geldi.’’adlı eserle hem okulumuzu hem de ilçemizi temsil etme başarısı gösterdi.Bu proje Bölge bilim kurulunca ilçemizden geçen ilk proje oldu.

         Projemizin amacına gelince;

         Bazı balıkların kulak kısımlarında bulunan balık taşları, zeytinyağı ve limon suyu   karışım  ile  parçalanabildiği    görüşü  üzerine bilimselliği kanıtlanmak için deney yolu ile ispat edilmesi çalışmaları  başlatıldı.Uzun  bir  süre  ve  yoğun  bir  çaba  sonucunda yapılan deneylerde  bunun kanıtlanabildiği görüldü.

         Bu projede şu isimler yer alıyor;

         Mehtap Sema GEMİCİ  Danışman öğretmen (Fen  ve  Teknoloji  Öğretmeni

         Mustafa GENEL 7/A sınıf öğrencisi,Ünal Remzi İNCİ 7/A sınıf öğrencisi

         Projede isimleri anılan öğretmen ve öğrencilerimiz 10-11-12-13 Nisan tarihlerinde Batmanda  düzenlenecek sergi ve elemelerde  Van’ı   temsil  edecek diğer  projelerle birlikte hazır bulunacaklar.

         Bilindiği  Van büyük bir deprem geçirdi. İlimizde bulunan tüm okullarımız en az 45 gün süreyle eğitim-öğretime ara verdiler.Buna rağmen okullarımız yinede proje gerçekleştirmede önemli gayretler gösterdiler.Şu kadarını belirtelim okulumuzca yapılan çalışma gerçek anlamıyla tam bir bilimsel çalışma oldu. Çalışmamız esnasında ilimiz Vanda bulunan Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nin değerli bilim insanlarının değerli görüşlerinden de yararlanıldı ve  projeye önem  verdikleri  görüldü.

         Başarının  yeri  ve  mekanı    yoktur. Azmin  ve  bilimin    bir  araya  gelerek  küçücük  bireylerin  beyinleri  neleri  ortaya  koyabileceklerini  kanıtlayan  bu  çalışmanın  Batmanda  yapılacak  elemelerde  ilk  on  eser arasında  kalmasını   ümit  ediyoruz.

          Projede  emeği  geçenlere  teşekkürlerimizi  bir  borç  biliriz.  

Uzungöl Merkez Kaplanoz Mahallemizin Yaşayan Çınarlarından Merhum Mehmet İNCİ(DAVUTOĞLU)'nun eşi , Paşa ve Şaban İNCİ'nin anneleri Fatma İNCİ 04.05.2012 Cuma Günü Hakkın Rahmetine Kavuşmuştur.

   Fatma Teyzemiz 05.05.2012 Cumartesi Günü Öğle Namazına Müteakip Uzungöl Merkez Camiinde Kılınacak Cenaze Namazının ardından Monoyır Mezarlığında defnedilecektir.

   Yönetim Kurulumuz Adına Merhum Fatma Teyzemize Allah'tan Rahmet,Kederli  ailesine ve tüm Uzungöl Halkına Baş Sağlığı dileklerimizi iletiyoruz.

   İLETİŞİM:0 536 4946481  Paşa İNCİ-Oğlu

   Uzungöl bir haftada ikinci acıyı yaşıyor.Bundan bir hafta önce Eski Belediye Başkanlarımızdan Mehmet ZEREN Amcamızın kaybetmenin acısını yaşamış ve o haberi yapmanın bizim için ne kadar zor olduğunu ifade etmiştik.Üzülerek ifade etmek isteriz ki aynı acıyı bir kere daha yaşıyorum ve aynı haberi bir kere daha kaleme almanın üzüntüsünü yaşıyorum.Hele de bu Haber Tayyar Hocamın ölüm haberi ise insanın yüreği daha çok sızlıyor,insanın canı daha fazla klavyeye dokunmak,yazı yazmak istemiyor.

  Evet Uzungöl yaşam dolu bir insanı daha kaybetmenin acısını yaşıyor.Hayatı hep mücadele ile hayatı hep toplumu aydınlatma sevdası ile geçmiş bir Değerini kaybetmenin acısını ve de üzüntüsünü yaşıyor Uzungöl.

   1950 ve 1060’lı yılların Uzungöl’üne damgasını vurmuştu Tayyar Öğretmenimiz eşi Fatma Özen ile birlikte.1957 yılında zorunlu olmadığı halde kendi isteği ile doğup büyüdüğü yere yani Uzungöl’e tayin yaptırmıştı Tayyar Hocamız.Eşi de öğretmendi ve amacı eşi ile birlikte Uzungöl insanının güneşi olmaktı,Uzungöl İnsanını değişime taşımaktı.Zor yıllardı o yıllar kuşkusuz.Uzungöl’de elektrik yok,yol yok.Sıkıntı diz boyu.Ama Fatma-Tayyar ÖZEN çifti sabırla  ve de azimle gecelerini gündüzlerine katarak Uzungöl insanını Eğitebilmek için çalıştılar.Köy Enstitülerinden kazandıkları bilgi ve becerileri insanlarımıza aktarabilmek için tüm güçleri ile çalıştılar.Okuma yazma Kursları ve Halkımızı Eğitecek çeşitli Kurslar ile Uzungöl’de Aydınlık bir geleceğin temelleri atılmış oldu.

   Ama görevini daha tamamlamamıştı Tayyar Öğretmenimiz.Uzungöl 1957’de 1759 sayılı yasa ile Belediye olmaya hak kazanmıştı.Ancak bir türlü altyapısını tamamlayıp Belediye Teşkilatını kuramamıştı.Tayyar Hocam 1963 yılında bu sorunu da çözdü.Gerekli yazışmaları tamamladı.Bir Masa ve bir sandalye ile Uzungöl Belediye Teşkilatını kurdu.Evet yanlış yazmadı.Bir masa,bir sandalye diyorum çünkü o günkü şartlarda başka bir şey yoktu.

   2005 Yılında Çıkardığımız UZUNGÖL Dergimize Tayyar Hocamızı Konuk etmiştik.Bizlere o yılları anlatmasını rica etmiştik.Sıkıntı dolu yıllardı demişti.Çok çileler çektik,çok zorluklar ile karşılaştık ama Uzungöl’ün bu gün geldiği yer itibarı ile çok mutluyum.Demek ki güzel şeyler yapmışız.Uzungöl bu gün o yıllarda yaptığımız güzel şeylerin meyvesini topluyor demişti.

   Sonrasında Büyük sıkıntılar çekerek bizler Uzungöl Dergisini çıkarmıştık.Dergiyi çıkarırken doğrusunu söylemek gerekirse Sevgili Fehmi AYGÜN Abimiz ile birlikte ekonomik anlamda Dergiyi çıkarabilmek için çok sıkıntılar çekmiştik.Sevgili Fehmi Abi sağolsun Derginin Ekonomik yükünün bir bölümünü çekmiş bir bölümünü de insanlardan yardım toplamıştık.İşte o Ekonomik Anlamda sıkıntılı günlerimizin birinde Tayyar Hocam beni yanına çağırmıştı.Uzungöl Dergisi ile ilgili tek teşekkürü Tayyar Hocamdan almıştım.Eline sağlık çok güzel olmuş.Bu Dergiyi yaşatın.Bu Dergi Uzungöl Kültürü için çok önemli demiş ve cebinden çıkardığı 100 Doları bana uzatmıştı.

   Hocam dedim.Olur mu öyle şey.Biz sizden nasıl para alırız.Gülüyordu Tayyar Hocam.Ben bilirim dedi.Bu İşler zordur.Sen şu parayı al.Borçlarınızı ödemeye katkı sağlar demişti.İnanın o an gözlerim dolmuştu.Uzungöl’de önüne gelen bizi eleştirmiş,Tayyar Hocam ile taktir etmiş ve de destek vermişti.

   Hayatı hep zorluklar ve acılar ile geçti Tayyar Öğretmenimizin.Önce 1997 yılında Eşi,Hayat Arkadaşı,Dava Arkadaşı,hayattaki en büyük dert ortağı Fatma ÖZEN’i kaybetmişti.Seneler 2007’yi gösterdiğinde bu defa Biricik Oğlu Öğretmen Abimiz Orhan ÖZEN’i kaybetmişti.Ve de son olarak 2010 yılında Kardeşi Öğretmen Abimiz Ş.Şükrü ÖZEN’i kaybetmenin acısını yaşamıştı.Ama acılar yıkmamıştı Tayyar Öğretmenimizi.O hayatı dimdik ve de cesur yaşamıştı.

   Yarın 02 Nisan 2012 Pazartesi Günü Öğle Namazına Müteakip Uzungöl Merkez Camiinin önünde hepimiz,Tüm Uzungöl Karşında saf tutmuş olacağız Sevgili Öğretmenim.Ve de inanıyoruz ki o an senin o Dünyalar Güzeli Yüreğin de bizimle birlikte olacak.Ve de söz veriyoruz Sevgili Öğretmenim.Bir Öğretmen Olarak bizlere Emanet ettiğin Eğitim Bayrağını bundan sonra daha yukarılara taşıyabilmek için tüm gücümüz ile çalışacağız.Ömrünü verdiğin Uzungöl’ü daha güzel yerlere getirebilmek için gecemizi gündüzümüze katacağız.

   Yeni yolculuğunda Rabbim Yar ve Yardımcın olsun Sevgili Öğretmenim.Rabbim seni Cenneti ile mükafatlandırsın.YERİN NUR,MEKANIN CENNET OLSUN

    Uzungöl,Taşkıran,Çambaşı,Taşlıgedik Ve Çevre Halkı Her yıl Hava durumuna bağlı olarak Mayıs Ayının başından Eylül Ayının 15’ine kadar yaklaşık olarak 4-4.5 ay kadar Yaylada kalır.Bu sürenin hava durumuna bağlı olduğunu tekrar yineleyelim.Havaların İlkbaharda çok güzel olması durumunda Yaylaya göçler Mayıs ayının başında başlar.Eğer havalar kötü giderse bu durumda ise Yayla Göçleri Haziran Ayının başına kadar ertelenebilir.

   Bu yıl Havalar çok güzel geçtiği için Yaylaya göçler erken başladı.Mayıs ayının ilk haftası ile birlikte Yaylaya Göçler başlamış oldu.Halkımızın yaylaya çıkış sebepleri değişiktir.Ancak Bunların arasında özellikle şunları sayabiliriz.

            1-Hayvanlara daha iyi otlak bulabilmek

            2-Hayvanlar için kışlık ot ihtiyacını karşılamak

            3-Dinlenmek

   Burada bir gerçeği ifade etmeden geçemeyeceğiz.Geçmiş yıllardaki yayla anlayışı ile günümüzdeki yayla anlayışı oldukça farklıdır.Örneğin geçmiş yıllarda gençlerin büyük bir bölümü yaylada 3-4 ay kadar sürekli kalırken günümüzde ise yaylada genç bulabilmek nerde ise imkansız bir hale gelmiştir.Bunu yaşam şartlarının ağırlaşmasına ve insana yüklediği sorumluluğa bağlamamız mümkündür.Eskiden insanlarımızın gelecek adına çok fazla bir beklentisi yoktu.Bu yüzden aylarca yaylada kalabiliyordu gençlerimiz.Oysa günümüzde durum çok farklı.

   Tarihler Mayısın Başını gösterdiğinde Yayla Hazırlığı başlar yöremizde.Ulaşım araçlarının yaygın olarak kullanılmadığı yıllarda İnsanlarımız yaylaya yürüyerek çıkmakta idiler.Herkes aynı gün hayvanları ile birlikte YAZ YOLU takip edilerek yola çıkılırdı.Yolculuk esnasında herkes akranı ile birleşir ve koyu bir muhabbet başlardı.

   Bu  seyahat esnasında kavallı eğlenceler tertip edilir ve de insanlarımız horon oynayarak güle oynaya yaylaya çıkarlardı.Burada Almanya’da ikamet eden Kıymetli Gönül Dostu Ağabeyimiz Sait SEZGİN’in bie değerlendirmesine yer vermek isterim.

   -Hocam diyordu Sait Abi.İnsanlar yaylaya çıkarken sırtlarında 70-80 kg yük taşımakta idiler.Mola yerlerine gelindiğinde insanlar sırtlarındaki yükleri yere bırakmakta ve horon oynayarak dinlendikten sonra tekrar yükünü yüklenerek yoluna devam etmekte idiler.

   Eski İnsanlarımızın hemen her günkü uğrak yeri olan Yaz yolu,Balestal ve Greni Yolu Günümüzde Kuş Uçmaz Kervan geçmez virane bir yer durumundadır.Ben bu anlamda Greni’nin,Balestal’ın ve de YAZ YOLU’nun bizlere Kırgın olduğunu düşünüyorum.Bilmem haksız mıyım?

   Yöre Halkımız Garester,Veli,Büyük Yayla(Staliya),Tabanoz,Traş Gabanı,Sakarsu Köyü (Saharsu Do Hori),Multat ve de Derindere Yaylalarında Yaylacılık yapmaktadırlar.

   Yaylada ilk zamanlar hem çok keyifli hem de çok sıkıntılıdır.Zevklidir.Çünkü İnsanlarımız Kış Boyu Birbirlerini özlemişlerdir.Yaylaya çıkmakla birlikte herkes akranı ile birleşir.Ve de tadına doyum olmayan ve de saatlerce süren sohbetler başlar.

   Bir sentezdir Yayla.Çevre Köyleri ve Uzungöl Halkını Birbirine bağlayan bir sentez.Önce Uzungöl’ün Mahallelerini birbirine bağlar.Gölbaşılısı,Hocalılısı,Büyükköylüsü,Malbetlisi, Filaklısı,Yamaçlısı,Alçakköprülüsü Ve Elmalılısı ile Aynı yaylada kapı komşudur.Aynı yaylada dert ortağıdır.

   Sonra Komşu Köyleri birbirine bağlar Yayla.Uzungöl İnsanı Taşkıran’lı,Anoso’lu ve de Mezire’li Kardeşleri ile 4 ay boyunca bir aradadır.Birbirlerinin sevinci ile sevinirler,birbirlerinin üzüntüleri ile üzülürler.Bir kardeşten çok daha yakındırlar birbirlerine.

   Yaşlı Ninelerimiz ya da dedelerimiz 60-70 yıldır her yaz birlikte oldukları dert ortaklarına,kader arkadaşlarına yeniden kavuşmuşlardır.Onlar Koca bir ömrü birlikte gewçirmişlerdir.Bu yaylada birlikte çocuk olup oynamışlar,birlikte genç kız genç erkek olup seyirlere gitmişler,birlikte sevdalanmışlar,birlikte evlenmişler,ilk anne baba olmanın heyecanını birlikte yaşamışlar,çocuklarını birlikte büyütmüşler ve de nihayetinde birlikte Torun sahibi olmuşlardır.Yani Koca bir hayatın o ağır yükünü onlar el ele yürek yüreğe birlikte yaşamışlardır.Öyle ki ninelerimiz dedelerimiz komşu köyden olan yayla arkadaşlarını 70 sene boyunca yıulda 4 ay gördüğü halde,yılda 4 ay birlikte olduğu halde kendi öz evlatlarını belki de senelerce görememiştir.Yani Komşusu öz evladından daha yakın olmuştur onlara.

   Genç Kızlar ve Genç Erkekler için birer tanışma yeridir Yaylalar.Bu yüzden hem genç kızlarımızın hem de delikanlılarımızın en sevdikleri yerler yaylalardır dersek sanırım abartmamış oluruz.Birlikte sohbetler yapılır.Tadına doyum olmayan Seyir Geceleri düzenlenir.

   Burada Eğlenceli bir olaydan söz etmek isterim.Yaylada genelde gençler ve yaşlılar vardır.Orta yaş Grubu ise evde kalır yazın.Bunun Mantığı şudur.Yaylada kalan Nine ya da Dede Yayla işlerini tek başına yapamaz.Ona yardımcı olması için evin genç kızı ya da evin delikanlısı yaylaya gönderilmiştir.Yani Nine Torun yaylacılık yapmaktadır.

   Akşam gençler arasında eğlenceler düzenlenecektir.Genç Kızlarımız sözüm ona ninesinden habersiz onu uyutup seyire kaçmıştır.Ninesinin bu durumdan haberi yoktur.Öyle zannetmektedir.Oysa gerçekte durum hiç de sanıldığı gibi değildir.Ninelerimizin bu durumdan haberleri vardır ve de bilinçli olarak ses çıkarmazlar.Çünkü onlar da bilirler ki Bir zamanlar kendileri de birer genç kızdı.Ve gene bir zamanlar kendileri de bu eğlencelere ninelerinden habersiz gitmekte idiler.Ve yine onlar da bilirler ki bu eğlencelerin hiç ama hiçbir sakıncası yoktur.

   Gençler,yaptıkları bu eğlenceler ile hem birbirlerini daha yakından tanımış olurlar,hem de eğlenmiş  olurlar.İlk tanışmalar,ilk bakışmalar,ilk heyecanlar ve de kısacası ilk aşklar hep bu seyir eğlencelerinde yaşanır.Ve de bu tanışmaların önemli bir bölümlerinin de evlilik ile bittiğini büyük bir mutluluk ile yazımıza eklemek isteriz.

   Yaylada ilk zamanlar çok sıkıntılıdır demiştik.Çünkü ilk zamanlar hava sürekli yağmurlu ve gök gürültülüdür(Vronda).İlkbahar ya da yaz başı yağmurları bu dönemde bütün gücü ile hüküm sürmektedir.Yaylacıların işi bu dönemde oldukça zordur.Çayırların taşları temizlenecektir.Çayırların gübresi atılacaktır.Ayrıca bu dönemde henüz hayvanları beklemek için çoban durmamıştır.İneklerin beklenmesi gerekmektedir.

   Burada ben konu ile ilgili düşüncelerimi sizlerle paylaşmak isterim.İlkbaharda yaylada İnek beklemenin tadını inanın bana hiçbir şeye değişmem.Dört mevsimi bir güne sığdırırsınız.Sabah yayladan çıkarken hava güneşlidir.Ama siz bilirsiniz ki hava yağacak.Bu yüzden tedbirli davranır,şemsiyenizi yanınıza alırsınız.Şemsiyenizi alır Mezarart’a doğru yola koyulursunuz.Öğlene doğru hava bozar.Önce yağmur peşinden dolu.Siz şemsiyenizin altında doludan korunmaya çalışırken şiddetli bir rüzgar şemsiyenizi ters çevirir.Yapacak bir şey yok.Artık dolu ile baş başasınız.Tepeden tırnağa sırılsıklam olursunuz.On dakika sonra bir güneş açar ki sormayın gitsin.Hani her tarafınız sırılsıklam olmuştu ya bu defa güneş her tarafını kurutur ve kupkuru olursunuz.Ve ikindiye doğru tekrar hava bozar.Tekrar önce yağmur peşinden dolu.Ama bu defa işiniz daha kolaydır.Hayvanlar önünüze geçer ve sizi yaylaya götürür.Kaybolma tehlikeniz de yoktur.Çünkü hayvanlar yolu bilmektedir.Siz hayvanları takip edin yeter.Bir başka önemli nokta ise şudur.Yanınızda saat bulundurmanıza hiç ama hiç gerek yoktur.Çünkü hayvanlar yaylaya dönme vaktini sizden iyi bilmektedir ve zamanı gelince onlar önünüze geçip sizi yaylaya götürürler.

   Evet Sevgili Dostlar.Bu yazımızda yaylanın ilk zamanlarını paylaşmaya çalıştık.Takvimler Temmuz Ayının 15’ini gösterdiğinde bizler ot biçme ile ilgili yazımız ile sizlerle birlikte olmaya çalışacağız.Ve de Takvimler Eylül Ayını İkinci Haftasını gösterdiğinde bizler biraz da duygusal bir yazı ile yayla yolculuğumuzu tamamlamış olacağız.

 

 

1957-1963 ılları arasında Uzungöl 1 İlkokulunda Eşi FatmaÖZEN ile birlikte  yöneticilik ve Öğretmenlik yapan,1963 Yılında Belediye Teşkilatımızın Kuruluşunu tamamlayarak Uzungöl Belediyesini Kuran ve Kurucu İlk Belediye Başkanlığı Görevini OKul Müdürlüğü ile birlikte yürüten eli öpülesi KIymetli Öğretmenimiz C.Tayyar ÖZEN İstanbul'da Hayatını Kaybetti.

   Bir süredir Solunum Yetmezliği sebebi ile İstanbul Yeditepe Üniversiştesi Gmğüs Hastalıkları Hastahanesi Yoğun Bakım Servisinde Tedavi altında bulunan Öğretmenimiz 01 Nisan 2012 Pazar Sabaha Karşı Hastahanede hayatını kaybetti.

   Merhum Öğretmenimiz C.Tayyar ÖZEN 02.04.2012 Pazartesi Günü Öğle Namazına müteakip Uzungöl Merkez Camiinde kılınacak Cenaze Namazının ardından Büyükköy'deki Aile Kabristanlığında defnedilecektir.

   Yönetim Kurulumuz adına Merhum Öğretmenimize Allah'tan rahmet,Kederli ailesine ve tüm Uzungöl Halkına baş sağlığı dileklerimizi iletiyoruz.

İLETİŞİM:

Doğan ÖZEN:0 533 216 07 16

Oğlu-İlhan ÖZEN 0 505 819 48 48

Şakir ÖZEN0 542 725 31 42